« Önceki | Sonraki »

26/3/2007

borsanın altın kuralları

 

İstanbul menkul kıymetler borsasında alışveriş yapılırken uyulması gereken ve yazılı olmayan kurallar var. eğer bunlara tamamen uyabilirseniz kazanma ihtimaliniz gerçekten çok yüksek olacaktır. kurallar yusuf sarının borsada teknik analiz adlı kitabından alınmıştır.



riskinizi önceden sınırlayın. spekülasyona ayıracağınız parayı önceden kaybedebileceğinizi kabullenin. başka bir amaç için biriktirilen paralarla yapılan spekülasyonda alınan kararların sağlıklı olmadığı gözlenir. başarılı alım satım kararları için zihnin bağımsız olması gereklidir. kararların kaybetme korkusu altında verilmesi hatalı sonuçlar doğurabilir.


kendi kendinizi tanıyın. spekülatif hareketlerde duygulara hakim olmak gerekir. eğer girdiğiniz bir pozisyon gece uykularınızı kaçırıyorsa o pozisyonu mutlaka kapatmalısınız.

küçük başlayın. bilmediğiniz bir alanda para kaybetme tehlikesi yerine kağıt üzerinde alım satım yaparak başlayın. borsada tecrübeniz yoksa ilk alışlarınızı küçük miktarlarda ve fazla hareketli olmayan hisselerle yapın. bu işe ilk defa başlıyorsanız hareketli hisselere girmeden alım satımdaki zamanlamanın önemini kavrayın.


ara verin. her gün yapılan alım satımlar kişinin karar verme yeteneğini köreltebilir. başarılı spekülatörler, hatalı kararlarının artmaya başladığını hissettiklerinde borsayı unutup tatile giderler.

seans içinde karar vermeyin. kararlarınızı, etkilenmeyeceğiniz bir ortamda verin. seans anında görüşlerinize ters düşen hareketlerin planlarınızı etkilemesine izin vermeyin. daha önce düşünmediğiniz yeni fikirler oluşturmayın. İyice incelenmeden yapılan hareketlerin genellikle zararla sonuçlandığı gözlenir.

Çoğunluğa uymayın. yapılan istatistikler, çoğunluğun her zaman yanlış düşündüğünü göstermiştir. herkesin bildiği fikirlerden, haberlerden kaçının. bazı istatistik büroları aracı kurum ve bankaları arayarak borsa hakkındaki görüşlerini düzenli olarak sorar. bu görüşler iyimserlik yüzdesi olarak her hafta yayınlanır. yüzde 85'in borsayı çok iyi görmesi, düşüş belirtisi olarak kabul edilir. İyimserliğin yüzde 25 in altına düşmesi ise yükseliş belirtisidir.


kendi fikrinizle başkalarının fikrini birbirinden ayırın. kendi kararlarımızı verdikten sonra başkalarının sizi etkilemesine müsaade etmeyin. dış görüşlerden etkilenirseniz sürekli karar değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Çevrenizde her zaman sizi ikna edecek mantıklı sebepler olacaktır. kararınızı değiştirirseniz daha sonra ilk kararınızın yenisinden daha doğru olduğunu göreceksiniz.

emin olmadığınız zamanlarda işlem yapmayın. kendinizi her gün alım/satım yapmak zorunda hissetmeyin. başarılı sonuca ulaşabilmek için disiplinli olmanız ve sabırla iyi fırsatları beklemeniz gerekir. bir pozisyona girmişseniz sonucunu bekleyin. Şüpheleriniz varsa pozisyonunuzu kapatıp kenara çekilin.


serbest fiyatlı emir vermeyin. kısa vadede alım/satım yapan spekülatörlerin serbest fiyatlı emirlerden kaçınması gerekir. limitli fiyat emirleri kullanmak daha doğrudur. İnandığımız hissede birkaç basamak ucuz alma hesabını yapmayın.

aşağı doğru ortalama yapmayın. Önceden aldığınız bir hisse ucuzlayınca ek alımlar yaparak maliyetinizi ucuzlatmaya çalışmayın. aşağı giden fiyatlarda hiçbir zaman ortalama yapılmaz. eldekilerin satışı daha doğrudur. yükselen fiyatlarda ek alım yapılması mümkündür. bunun da piramit gibi kademeli yapılması gerekir.


yüksek miktarlardaki alımı tek fiyattan yapmayın. büyük portföyler için yapılan alımları bir kaç güne ve değişik fiyatlara yayın. İlk alım yapıldıktan sonra hareketin doğru olup olmadığını gözleyin. pazarın yönünde aksi bir değişiklik yoksa alıma devam edin.

kaybeden bir pozisyona hiç bir zaman ek alım yapmayın. kendinize ve aldığınız hisseye ne kadar güvenirseniz güvenin eğer zarar ediyorsanız ek alım yapmayın. aldığınız hissenin düşüyor olması, sizin piyasanın yönüne uyum sağlayamadığınızı gösterebilir. maliyet düşürme çabası pozisyonu daha da kötüleştirebilir.


zararı kesin. piyasa sizin düşüncenize ters hareket ediyorsa hata yaptığınızı kabul edin. elinizdekini satın. zararın neresinden dönülse kardır. borsaya yeni girenlerin başarısız olmalarının en büyük etkeni hata yapmış olabileceklerini kabullenmemeleridir. piyasa istediğiniz yöne dönsün diye beklemek yerine, pozisyonu zararla kapatmak disiplin ve irade gerektirir. başarının sırrı buradadır.

zararı sevin. zararda iken satış yapmak çok zordur fakat zararı sevmeyi öğrenmelisiniz. Çünkü zarar, karın kardeşidir. onurunuzu zedelemeden zarar etmeyi kabullenirseniz, zararınız sınırlanacak ve başarınız artacaktır.


beklenenin tersini yapın. piyasada beklenen bir olayın beklenen reaksiyonu görmemesi al/sat sinyalidir. beklenen olumlu bir haberin açıklanmasından sonra sonra fiyatlar hala yükselemiyorsa düşüş olacaktır. olumsuz olay ve haberler piyasayı aşağı doğru etkileyemiyorsa yükseliş olacaktır.

tepe ve dip noktalardan kaçının. alçalan trendde fiyatın her yukarı çıkışı, trendin o seviyeden değişeceğini göstermez. her dönüş noktasında burası en düşük yerdi diye alim yapmak size çok pahalı bir ders olabilir. tepe ve dip noktalarının kendilerini ispat etmelerini beklemek daha az zararlıdır. en tepede satmak, en dipte almak çabasında olmayın.


söylentiyi alın, gerçeği satın. eğer bir hisse için olumlu söylentiler yayılmaya başlıyorsa alın. söylentilerin kesinleştiği anlaşılınca satın. söylentiler ilk duyulduğunda hisseye talebi artırır. dedikodular resmiyet kazandığında fiyat zaten yükselmiştir. satış yapın. siz yine de söylentilerle hareket etmeyin.

Çok kısa vadede oluşan karı alıp hisseden uzaklaşın. bazen satın aldığımız hisse birden hiç beklemediğimiz kadar hızlı yükselmeğe başlar. yükselişin hep aynı tempoda devam edeceğini sakın düşünmeyin. satış yaparak mutlaka kan realize etmelisiniz.


küçük hesaplar yapmayın. seçtiğiniz hissenin yükseleceğine gerçekten inanıyorsanız ucuz almaya çalışmayın. piyasa fiyatının 1000 lira altında almaya çalışırken hisseyi kaçırabilirsiniz. bir kaç kademe ucuz almaya çalışmak bazen çok önemli fırsatların kaçmasına neden olur. kararlı olun. karar verdiğiniz zaman beklemeyin, uygulayın.

İçinde bulunduğunuz trendleri izleyin. fiyat trendi en iyi dosttur. bir hissenin uzun trendi, orta vadeli trendi ve kısa vadeli trendi hakkında bilginiz olmalıdır. bazen biri yukarı, diğeri aşağı doğru olabilir. hangi zaman zaman diliminde alım satım yapmak istediğinizi tayin etmelisiniz.


trend dönüşlerini kollayın. bazı spekülatörler alım satım kararlarını oluştururken dikkatlerini bu noktaya toplarlar. fiyatın trend çizgisi dışına çıkması ve orada kendini ispat etmesi çoğunlukla trend dönüşünü ortaya koyar. yükselen çizginin aşağı doğru geçilmesi sat, alçalan çizginin yukarı doğru geçilmesi al sinyali sayılır.

fiyat hareketleri ile birlikte işlem miktarlarını da izleyin. fiyat ile işlem miktarının birlikte artması, alış sinyalidir. yükselişin devam edeceğini gösterir. fiyat azalırken işlem miktarının artış göstermesi satış işaretidir. kararsız fiyat hareketlerinde miktar artıyorsa fiyatın yönü belli olana kadar bekleyin.


pazarın değişen momentumuna bakın. eğer borsa her gün yükseliyor fakat yükseliş her gün daha azalıyorsa bu pazarın aşağı döneceğini gösterir. momentum zayıflamaktadır. borsa günlerdir düşüyor fakat düşüş hızı gün geçtikçe azalıyorsa yön değiştirme zamanı yaklaşmaktadır. pazarın momentumu artmaktadır.

kuvvetli hareketlerin ardından düzeltme geleceğini unutmayın. bir hisse kısa zamanda çok hızlı yükselmişse alım için gerilemesi beklenmelidir. bazen bu gerileme toplam yükselişin yüzde 60'ına varabilir. hızlı bir düşüşte satış kararı alındıysa düzeltme yaparak fiyatın biraz yükselmesi beklenir.


alım/satım kararlarınızı o günkü fiyata dayandırmayın. fiyat çok düştü, atık düşmez veya çok yükseldi artık yükselmez sanmayın. fiyatların alt ve üstüne kendiniz sınır koymayın. Çünkü fiyatlar sınır tanımaz. bir kaç senede hiç ummadığınız kadar yükselebilir veya alçalabilir.

Kaynak: www.para-piyasalari.info

23/3/2007

yurt dışı piyasalar izleniyor

23.03.2007
Yurtdışı piyasalar izleniyor.

İMKB Endeksi 820 puan yükselerek 43.239 seviyesinden kapandı,işlem hacmi1,849 Milyon ytl oldu.FED tarafından açıklanan faiz arttırmama gerekirse düşürme kararı bütün dünya piyasalarında olduğu gibi bizim piyasalarımızdada iyileşmelere sebep oldu.Yurtdışı pıyasalarda olumsuz bir seyir oluşmadığı takdirde bizim piyasalarımızdada pozitif görüntü devem edecektir.İçgündem maddesi olarak Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili gelişmeler yakından takip edilmeye devam edilecektir.Endeksdeki yükselişin devamı açısından para girişinin devam etmesi gerekmektedir. Bugün için saat 16:00’da ABD Şubat ayı mevcut konut satışları verisi takip edilecek gündem maddesi olacaktır. Teknik olarak bakacak olursak dirençler 43,700 – 44,200 seviyeleri iken yönün satışa dönmesi durumunda ise 43,200 - 42,500 destek seviyeleri bulunmaktadır.

22/3/2007

borsa nedir nelerden etkilenir?

Borsa Nedir?

Sermaye Borsaları (Security Exchanges), değerli evrakların (menkul kıymetlerin) ticaretinin yapıldığı kurumsal piyasalardır. Bir piyasadır, çünkü menkul kıymetlerin ticaretinin yapıldığı yerlerdir. Kurumsaldır, çünkü kendine özgü kuralları ve standartları varır.
Borsalar, sadece hisse senetleri için değil, başka tür emtiaların (ticari malların) ve enstrümanların da ticaretinin yapıldığı yerlerdir. Örneğin bono ve tahviller genellikle menkul kıymetler borsalarının içerisinde ticareti yapılageldiği halde, döviz ticareti için döviz borsaları (forex, foreign exchange) veya mal ticareti için emtia borsaları (commodity exchange) vardır. Örneğin, pamuk fiyatlarının belirlendiği ve ticaretinin yapıldığı pamuk borsaları vardır (Türkiye'de de İzmir'de pamuğun vadeli ticaretin yapılacağı bir vadeli işlemler borsası kurulma aşamasındadır).
Türkiye'de borsanın tarihi Osmanlının son dönemlerine kadar uzanmakla (özellikle bono piyasası) birlikte 1970 ve 1980 lerin ilk yarısında, mekan olarak Sirkeci Vakıf Han'da bir tür tezgah üstü piyasa (OTC; over the counter) şeklinde faaliyette bulunuyordu. (Tezgah üstü piyasalarda, sermaye piyasasına aracılık eden kurumlar, kendi aralarında bir borsanın belirleyici kural ve tüzüklerine uyma zorunluğu duymadan işlem (alım/satım) yaparlar.Bugün en gelişmiş piyasalardan biri olan Amerika Birleşik Devletlerinde bazı küçük işlem hacmine sahip firmalar, borsa haricinde OTC olarak işlem görürler.)
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), konjektürel gelişmeler sonucu, hisse senetlerinin ticaretinin düzenlenmesi ve standartlaştırılması amacıyla 1986 yılında Karaköy-Tophane'de faaliyete geçmiş bulunmaktaydı. Günümüzde, kendi modern binasıyla İstinye'de faaliyetini sürdürmektedir.
İlk zamanlarda az sayıda şirket, düşük işlem hacmi ve türk ekonomisine endeksli hareket eden İMKB, günümüzde 270'den fazla şirketin hisse senedi, ortalama 200-300 milyon dolarlık işlem hacmi ve dünya ekonomileriyle entegre bir şekilde faaliyetini sürdürmektedir.

Borsa Nelerden Etkilenir?

İMKB endeksleri ve işlem gören hisse senetlerinin fiyatları, diğer dünya borsalarında olduğu gibi başlıca üç etmenden etkilenirler; dünya ekonomisinin durumu ve gidişatı, yerel (Türkiye'nin) ekonominin durumu ve gidişatı ve sektör/firmanın durumu ve performansı.
Global Ekonomi'deki herhangi bir gelişme tüm ülke ekonomilerini az veya çok etkileyeceği gibi, o ülkedeki ilgili veya tüm firmaları da dolaylı veya dolaysız olarak etkiliyecektir.
Örnek 1: Şirketimizin Petkim'den hammadde olarak herhangi bir petrokimya ürününü aldığını (girdimiz) ve bunun az veya çok nihai ürünümüzde (çıktımız) bir ağırlığının olduğunu düşünelim. Dünya petrokimya piyasalarında oluşabilecek herhangi bir nedenden dolayı bir dalgalanma, Petkimin maliyetini değiştirecektir. Bu değişikliği de Petkim bizim alış fiyatımıza yansıtacaktır. Sonuçta, biz de bunu kendi ürünümüz fiyatına yansıtmak zorunda kalacağız. Dalgalanma fiyatlarda bir artış şeklinde olursa, bizim rekabet gücümüzü azaltıcı ve/veya kar marjımızın daralması şeklinde etkisi olabilir. Bu da bizim ciromuzu ve net karımızı etkiliyebilir.
Örnek 2: Global etkinin yansıması bir çok şekilde olabilir. Örneğin, şirketimizin Almanya'ya Deutsche Mark (DEM) üzerinden ihracat yaptığını ve ürünümüzün önemli bir hammaddesini Amerika'dan dolar (USD) olarak ithal ettiğini düşünelim. Bu halde, bizim kar marjımız büyük ölçüde dolar/mark paritesine bağlı olacaktır. Uluslararası döviz borsalarında oluşacak pariteler bizi etkiliyecektir ve faaliyetlerimiz esnasında eğer bu paritenin gidişatını doğru tahmin edemezsek veya paritenin dalgalanmalarına karşı önlemimizi alamazsak (ör. hegde ederek, bir finans tekniği), şirketimiz bu durumdan olumsuz olarak etkilenebilecektir.
Örnek 3: Şirketimizin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini düşünelim. Ülke olarak tekstil sektöründe güçlü ve birçok avatajımız olduğunu, gümrük birliği (GB)'nden öncede, GB'den sonrası için çok umutlu olduğumuz için yeni yatırımlara (kapasite arttırımı ve modernizasyon) girişmiş olalım. Fakat, dünya'da bazı sebeplerden dolayı bir kriz (ör. Uzakdoğu veya Rusya krizi) çıktığında, uluslararası pazarımız daralırsa, bu bizim tam kapasitede çalışamayacağımızı ve yeterli ihracat yapamazsak, kullanılmış olan kredilerin geri ödemelerinde zorlanabiliriz; belki de bu, bizim iflas etmemize bile sebep olabilir.
Ulusal Ekonomi'deki, yani Türkiye ekonomisindeki herhangi bir gelişme, Türkiye'deki şirketleri bulundukları sektöre ve gelişmenin yapısına göre az veya çok etkiliyecektir. Ekonomideki büyüme hızı, işsiz sayısı, enflasyon, faiz oranları, vergi oranlarında olabilecek değişiklikler, olağan üstü halin ilan edilmesi, teşvik politikasındaki değişimler vb. akla ilk gelen örneklerdir. Ulusal ekonominin etkilerini de örnekleme yoluyla açıklamaya çalışalım.
Örnek 1: Almanya'ya ağırlıklı olarak ihracat yapan ve girdilerimizin çoğunu iç piyasadan yani TRL olarak sağladığımızı düşünelim. Eğer hükümetimiz kurları hızlandırıcı (reel olarak TRL nin değerini düşürücü) yani dolar, mark gibi yabancı para birimlerinin para birimimiz karşısında hızlı artması gibi bir politikayı benimserse, bundan şirketimizin olumlu olarak etkilenmesi büyük bir ihtimaldir. Çünkü girdilerimiz değer kaybeden TRL, buna karşılık çıktılarımız değer kazanan DEM üzerinden olacağından, kar marjımız ve dolayısıyla karımız artacaktır.
Şirket veya Sektör olarak etkiler de, sektörün veya özel olarak o şirketin ürünlerine talebin azalması şeklinde bir eğilimin olması, sektöre karşı devletin desteğinin olması veya eski desteğinin kalkması, sektörel olarak girdilerin pahalanması, dış pazarlarda rekabetin zorlaşması, sektöre aşırı yatırımın (atıl kapasitenin) yapılmış olması vb. akla ilk gelen örnekler olmakla birlikte, özel de şirket yönetimlerinin yanlış yönetimleri de sayılabilir.
Örnek 1: Şirketimiz GB öncesi ülkenin önde gelen bir otomotiv üreticisi olabilir. Yabancı bir otomotiv üreticisinden aldığımız know-how'la birlikte fazla rakibimiz olmadığı ve gümrük duvarlarıyla birlikte dış rekabete karşı korunduğumuz için fazla bir yatırıma gereksinim duymadan, pazarın isteği kadar üretim yapıp bunu pazarlıyor olabiliriz. Fakat, yeni hükümetimizin GB'ne girmeye karar verdiğini ve anlaşmanın bir maddesi icabı otomotiv sektöründe ithalatçıların aleyhinde olan fazla vergilerin kaldırıldığını düşünürsek, bu bizim satışlarımızı olumsuz olarak etkiliyecektir ve faaliyetlerimizin sonucu zarar etmemiz ve bir daha karlı duruma geçmemiz zor olabilecektir.

22/3/2007

hangi yatırım ne kadar kazandırdı

 

YTL'ye yatırım yapan kazandı!

Temmuzda dolar tasarruf sahiplerine yüzde 5.64, Euro ise yüzde 5.34 oranında zarar ettirdi.Temmuzda yine YTL araçlara yatırım yapanlar kazandı.

YTL mevduat yatırımcısına net olarak yüzde 1.5-1.6, iç borçlanma kağıtları yüzde 1.7-3 oranlarında kazandırdı. Repo ise yatırımcılara aylık bazda yüzde 1.2 getiri sağladı.

Özellikle mayısta aylık bazda tasarruf sahiplerine neredeyse bir yıllık bir getiri sağlayan, haziranda önemli bir getiri yada kayıp yaşamayan döviz tasarrufçusu temmuzda yeniden yüksek bir kayıpla tanıştı. Temmuzda yine YTLY araçlara yatırım yapanlar kazandı.

Başlıca

tasarruf araçlarını dikkate alarak yaptığı hesaplamalara göre temmuzda dolar yatırımcısı haziran ayı sonuna göre yüzde 5.64'lük önemli bir kayıpla karşı karşıya kaldılar. Ay içerisinde önemli ölçüde dalgalanan dolar kuru 1.5697 YTL olarak başladığı temmuz ayını 1.4811 YTL düzeyinde tamamladı. Ancak mayıs ayında sağladığı yüksek getiri nedeniyle yılın ilk beş aylık döneminde ise tasarruf sahiplerine yüzde 10.38 oranında bir getiri sağladı. Doların son bir yıllık getirisi ise yüzde 12.10 olarak gerçekleşti.

Tasarruflarını Euro olarak değerlendirenler de haziran sonunda 1.9963 YTL olan kurun, temmuz sonunda 1.8897 YTL'ye gerilemesiyle birlikte yüzde 5.34'lük bir kayıpla karşı karşıya kaldılar. Ancak Euro yatırımcısı bu yılın ilk yedi aylık döneminde yüzde 19.04'luk bir getiri elde etti ve aynı dönemde yüzde 20.7 kazandıran sterlin ve yüzde 36.44 kazandıran altından sonra üçüncü en fazla getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Euro yatırımcısı son bir yılda ise yüzde 18.19 kazandı.

ALTININ YILLIK GETİRİSİ YÜZDE 67.6

Temmuzda altın yatırımcısı da yüzde 0.11 oranında zarar etti. Altın Borsası'nda gerçekleşen fiyatlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre altın, yatırımcısına bu yılın ilk yedi ayında yüzde 36.44, son bir yılda ise yüzde 67.64 oranında kazandırdı. Temmuzdaki zarara rağmen altın yatırımcısı bu yılın ilk yedi ayı ve son bir yıllık dönemin en yüksek getirisini elde etti.

İLK YEDİ AYDA SADECE BORSA ZARAR ETTİRDİ

İMKB 100 endeksi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre hisse senetleri ise yatırımcılara temmuzda ortalama yüzde 1.73 oranında kir kazanç sağladı. Ancak hisse senedi yüzde 9.33'le bu yılın ilk yedi ayının zarar ettiren tek yatırım aracı oldu. İMKB son bir yıllık dönemde ise yüzde 21.79'la yine altından sonra yatırımcısına en fazla kazandıran araç olmaya devam etti.

YTL MEVDUAT

Mayıs ayında yaşanan dalgalanma YTL mevduat faiz oranlarını da önemli ölçüde artırmıştı. Temmuzda bir ay vadeli mevduat yatırımcısına yüzde 1.57 oranında bir net faiz kazandırdı. Bir ay vadeli mevduat tasarruf sahibine yılın ilk yedi ayında yüzde 11.26, son bir yılda ise yüzde 17.67 oranında kazandırdı. Üç ay ve bir yıl vadeli mevduat temmuzda yatırımcısına yüzde 1.54, altı ay vadeli mevduat ise yüzde 1.53 kazandırdı. Yılın ilk yedi ayında hep üç ay vadeli hesaplarda tutulan mevduatlar tasarruf sahibine yüzde 10.29, altı ay vadeliler yüzde 10.46 ve bir yıl vadeliler de yüzde 10.12 kazandırdı.

Temmuz sonu itibariyle son bir yıllık döneminde tasarruflarını sürekli üç ay vadeli mevduatta çevirenler yüzde 17.57'lik, altı ay vadelide tutunlar yüzde 17.53 ve bir yıl vadelide tutunlar da yüzde 17 oranında net getiri sağladılar.

İÇ BORÇLANMA KAĞITLARI

Mayıs ve hazirandaki faiz yükselişleri nedeniyle fiyatları azalan ve bu nedenle yatırımcısını zarar ettiren iç borçlanma kağıtları ise ayın son günlerinde ikinci el piyasalarda faiz oranlarının düşmeye başlamasıyla birlikte yeniden yüksek oranda kazanmaya başladılar.

Buna göre temmuzda üç ve altı ay vadeli DİBS'ler yüzde 1.73, dokuz ay vadeli DİBS yüzde 3.31, 12 ay vadeliler yüzde 12.16 ve 15 ay vadeliler de yüzde 2.71 oranında kazandırdı. Yılın ilk yedi aylık dönemindeki getiriler ise faiz oranlarının yıl başına göre yükselmesi yüzünden üç ay vadelide yüzde 8.14'te altı ay vadelide yüzde 7.19'dta, dokuz ay vadelide ise yüzde 7.06'da kaldı. Yedi aylık getiri 15 ay vadeli DİBS'lerde yüzde 4.77'ye kadar geriledi. 12 ay vadeli DİBS'lerin ilk yedi aylık getirisi ise yüzde 6.16 oldu.

Son bir yılda sürekli üç ay vadeli hazine iç borçlanma kağıtlarında çevrilen fonlar yatırımcıya yüzde 15.01, altı ay vadelilerde çevrilenler yüzde 13.64 oranında kazandırdı. Dokuz ay vadeli DİBS'lerin yıllık getirisi yüzde 14, 12 ay vadelilerinki yüzde 12.55 ve 15 ay vadelilerinki ise yüzde 11.08 oldu.

REPO


Temmuzda sürekli gecelik repoda çevrilen fonların aylık net getirisi ise yüzde 1.2 düzeyinde kaldı. Repo bu yılın ilk yedi ayında yatırımcıya yüzde 7.38, son bir yılda ise yüzde 12.4 oranında kazandırdı.

 

kaynak: arsiv.sabah.com.tr

22/3/2007

diğer sitemiz

 

Çüngüş atatürk ilköğretim okulu

Kategorilerim

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı