« Önceki |

7/1/2008

ŞİRKETLER BORSA KUYRUĞUNDA

2008 yılında ABD kaynaklı bir kriz yaşanmaması durumunda halka arzların patlayabileceği, özellikle beklenen Türk Telekom'un yanı sıra VakıfBank ve Halk Bankası'nın ikinci halka arzının gerçekleşmesinin halka arz hasılatını rekora taşıyabileceği ifade ediliyor.

Türk Telekom'un kamu mülkiyetinde kalan yüzde 45'lik hissenin yüzde 15 ile 25 arasında bölümünün 2008 yılında halka arz edilmesi bekleniyor. TT'nin halka arzında yaklaşık 4 milyar YTL'lik gelir elde edileceği tahmin ediliyor. Bu rakam 2007 yılında yapılan tüm halka arzların neredeyse tamamına denk geliyor.


4.4 milyar YTL'lik hasılat


2007 yılında 4 milyar 364 milyon YTL'lik halka arz hasılatı elde edildi. TAV, Sağlam GMYO, Oyak Yatırım Ortaklığı, Merkez B Tİpi Menkul Kıymetler, Halk Bankası, İş Yatırım Menkul Değerler, Sinpaş GMYO, Albaraka Türk ve Tekfen Holding olmak üzere 9 şirket hisse senetlerini halka arz etti. En büyük montanlı halka arzı 2.5 milyar YTL'lik hasılat ile Halkbank gerçekleştirdi. Halkbank'ı 584 milyon YTL hasılatla Tekfen Holding, 510 milyon YTL'lik hasılatla da Sinpaş GMYO takip etti.

Öte yandan, 2007 yılında halka açılan şirketlerin performansları incelendiğinde yatırımcısına en çok kazandıran yeni şirket, Sağlam GMYO oldu. Sağlam Gayrimenkul yatırımcısına yüzde 65.75 kazandırırken, Oyak Yatırım yüzde 27.27'lik düşüşle yatırımcısını üzdü. Halk Bankası halka arzından bu yana yüzde 46.25'lik, Albaraka Türk ise yüzde 52.44'lük prim gerçekleştirdi.


Halka arz rekoru kırılacak


Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Topaç, 2008 yılıyla birlikte ekonomideki canlanmanın ve düşmesi beklenen faiz oranlarının tesiriyle halka arzların yeniden hızlanacağını tahmin etti. Topaç "Ayrıca İMKB Başkanı'nın halka arzları teşvik etmek için hazırlıklarını sürdüklerini açıkladıkları düzenlemeler halka arzların sayısını artıracaktır" dedi. 2008 yılının büyük halka arzları arasında Türk Telekom'un öne çıktığını belirten Topaç, daha sonra mali sektörden Ziraat Bankası ve Kuveyt Türk, Gıda'dan Ülker Çikolata ve Konya Şeker, Mobilya'dan İstikbal ve Doğtaş, Sağlık'tan Memorial'ın öne çıktığını dile getirdi. Bu halka arzların gerçekleşmesi halinde yaklaşık 5,5-6 milyar dolar ile Türkiye'de halka arz rekoru kırılacağını dile getiren Topaç, 2008'de Telekom ve Ziraat Bankası hariç tutulursa 1.5-2 milyar dolar, bu iki şirketle beraber 5.5-6 milyar dolar halka arz geliri elde edilebileceğini ifade etti.


Gıda ve gayrimenkul


İş Yatırım Halka Arz ve Özelleştirme Müdürü Yeşim Karayel, 2008 yılının halka arzlar açısından iyi bir yıl olmasını beklediklerini söyledi. Özellikle gıda ve gayrimenkul alanlarında özel sektör şirketlerinin hazırlıklarını sürdürdüklerini gördüklerini belirten Karayel, Türk Telekom özelleştirmesinin de 2008 yılı içerisinde gerçekleşmesini beklediklerini dile getirdi. 2007 yılının halka arzlar açısından son derece başarılı bir yıl olduğunu anlatan Karayel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Adet olarak bakıldığında 2006 yılında 16 adet halka arz gerçekleşmişken 2007 yılında 9 adet halka arzın yapıldığı görülmektedir. Ancak, 2006 yılında yapılan arzlar nispeten küçük ölçekli arzlar olmuştur. Nitekim 16 arzın toplamında 1.138.321.675 dolar satış gerçekleştirilmişken, 2007 yılında gerçekleştirilen 9 halka arzda satış miktarı 3.298.307.170 dolar olarak belirlenmiştir. Bu tutar bir önceki yılın yaklaşık 3 katı büyüklüğündedir. 2007 yılı halka arzlarına Kurumumuz liderliğinde gerçekleştirilen Türkiye Halk Bankası AŞ (Halkbank) özelleştirmesi ve özel sektör halka arz olarak da Tekfen Holding AŞ (Tekfen) halka arzı damgasını vurmuştur. Goldman Sach ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Halkbank'ın halka arz yoluyla özelleştirmesinde 312.250.256 adet pay için 2.123.323.072 adet talep yaratılmıştır. Yaratılan talebin parasal değeri 12,6 milyar dolardır. Halka arz fiyatı gerçekleşen yoğun talep sonucunda tavan fiyat olan 8.- YTL'den kesinleşmiş ve bu halka arz sonunda Özelleştirme İdaresi'ne 1,8 milyar dolar kaynak aktarılmıştır. Yatırımcı sayısı 51.000'e yaklaşmıştır. Halkbank halka arzı sadece 2007 yılının değil tüm zamanların en yüksek gelir yaratılan halka arzı unvanını almıştır. Tamamen kurumumuz liderliğinde gerçekleştirilen ve 2007 yılının en büyük miktarlı özel sektör halka arzı olan Tefken halka arzında ise 102.386.800 adet pay için 8 kat talep yaratılmıştır. Bu talebin parasal değeri 3,8 milyar dolardır. Tefken halka arzı ortak satışı ve sermaye artırımı yöntemlerinin birlikte uygulanması ile gerçekleştirilmiş ve halka arz sonunda toplam 494,5 milyon dolar gelire ulaşılmıştır."


"10 milyar dolarlık halka arzı kaldırabiliriz"


BORYAD Başkanı Ali Bahçuvan, halka arzlar açısından 2007 yılının parlak geçmediğini, fakat 2008 yılında bir artış yaşanabileceğini belirtti. Dünya ve Türkiye ekonomisinin gidişatına bakıldığında 2007 yılının iyi bir yıl olduğunu, fakat halka arzlar açısından Türkiye'nin yeterli seviyeye ulaşamadığını söyleyen Bahçuvan, "2008 yılında bunun daha iyi noktalara gitmesini umut ediyoruz. Brezilya, Meksika gibi gelişmekte olan ülkelere baktığımızda bu yıl yapılan halka arzlar yeterli değil. Zaten büyük kısım kamu halka arzlarından gerçekleşti. Yabancı yatırımcı ağırlığını düşündüğümüzde bizim piyasamız en az 10 milyar dolarlık bir halka arzı kaldırabilecek bir durumda" şeklinde konuştu. Yabancıların 2008 yılına ilişkin genel görüşünün; mortgage krizinden dolayı paranın geriye çekileceği ve halka arzların olmayacağı yönünde olduğunu dile getiren Bahçuvan, şunları söyledi:

"Ben bu görüşe katılmıyorum. Kriz yayılacak olsaydı şimdiye yayılırdı. Bir şekilde hükümetlerin çabalarıyla kriz önlendi ve bu durum sürecek. Çünkü güç onların elinde ve onlar da merkez bankalarıyla dengeliyorlar. Kriz beklentisi içinde olmadığı için halka arzların da artacağını düşünüyorum."
kaynak borsagundem.com

7/1/2008

Aracı kurum siteleri

7/1/2008

ÖZEL SEKTÖRÜN DIŞ BORCU 150 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI

ABD mortgage piyasasında batık krediler sorunu nedeniyle küresel finans krizi kaygıları 2008’de daha da yoğunlaşırken, özel sektörün dış borçları ve bu yüzden üstlendiği kur riski hızla büyümeye devam ediyor.

Türkiye’nin 237.3 milyar dolara ulaşan toplam dış borç stokunda, “Düşük kur-yüksek faiz” uygulamakla eleştirilen AKP’nin iş başında olduğu son beş yılda meydana gelen yüzde 90 oranındaki 112.3 milyar dolarlık artışın tamamına yakını bankalar ve şirketler olmak üzere özel sektörün dış borç kullanımından kaynaklandı. 150 milyar dolara yaklaşan özel sektör borçları, küresel kriz tehdidi altında ekonominin cari açıktan sonraki yeni yumuşak karnı haline geldi.

-147 MİLYARI ÖZEL SEKTÖRÜN-

Özel sektörün dış borç stoku, Eylül 2002-Eylül 2007’yi kapsayan son beş yılda yüzde 256 oranında 106.1 milyar dolar artarak 147.6 milyar dolara, bunun toplam dış borç stoku içindeki payı da yüzde 62.2’ye ulaştı.

Özel sektör dış borcunda 2003 yılından itibaren başlayan artış izleyen dönemde giderek hızlandı. Türkiye’nin Eylül 2002 sonu itibariyle 125 milyar dolar olan dış borç stokunun 62.7 milyar doları kamuya, 20.9 milyar doları Merkez Bankası’na 41.5 milyar doları ise özel sektöre ait bulunuyordu. Eylül 2007’ye kadar olan beş yıllık dönemde toplam borç 89.8 oranında 112.3 milyar dolar artarak 237.3 milyar dolara çıktı. Bu dönemde kamunun borcu 11.4 milyar dolarla yüzde 18.3 oranında bir artış gösterirken, Merkez Bankası’nın dış borcu yüzde 25.1 oranında 5.2 milyar dolar küçüldü.

Özel sektörün toplam dış borcu ise aynı dönemde yüzde 255.5 oranında 106.1 milyar dolar artarak 147.6 milyar dolara ulaştı.

-ŞİRKETLERİN DIŞ BORCU 100 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI-

Özel sektör borcu içinde şirketlere ait kısım beş yılda 64.7 milyar dolar artarak 96.7 milyar dolara, banka ve finans kuruluşlarının dış borcu da 41.4 milyar dolar artarak 50.9 milyar dolara yükseldi. Anılan dönemde bankaların borcundaki artış yüzde 436, şirketlerin borcundaki artış yüzde 202 olarak gerçekleşti.

Toplam dış borç stoku içinde özel sektör borçlarının Eylül 2002 itibariyle yüzde 33.2 olan payı, Eylül 2007 itibariyle yüzde 62.2’ye kadar yükseldi. Bankacılık kesimi dış borçta yüzde 21.4, reel kesim ise yüzde 41.7 paya sahip durumda.

-ÖZEL SEKTÖR BORCUNUN 36.3 MİLYARI KISA VADELİ-

Özel sektörün Eylül 2007 sonu itibariyle 147.6 milyar dolara ulaşan dış borcunun 36.3 milyar dolarlık bölümünü kısa vadeli borçlar oluşturuyor. Bunun da yaklaşık 12 milyar doları banka ve finans kuruluşlarına, 24.3 milyar doları ise reel kesime ait bulunuyor. Eylül 2002-Eylül 2007 döneminde bankacılık kesiminin 7.1 milyar, şirketler kesiminin de 16.3 milyar dolar olmak üzere özel sektörün toplam kısa vadeli dış borcunun 23.4 milyar dolar arttığı dikkati çekiyor. Özel sektörün toplam kısa vadeli dış borcunda bu dönemdeki artış yüzde 181.5 düzeyinde bulunuyor.

Özel sektörün orta ve uzun vadeli dış borçlanması ise bu dönemde daha hızlı bir artış gösterdi. Söz konusu borçlar beş yılda yüzde 289 oranında 82.7 milyar dolar artarak 111.3 milyar dolara ulaştı. Bunun da 38.9 milyarının bankalar ve diğer finans kuruluşları, 72.4 milyarının ise şirketler kesimine ait olduğu belirlendi.

Özel sektörün dış borç stoku (Milyon $)

/**

Bankaların Şirketlerın Öz.Sektör Dış borç Öz.S.borcu/

Dış Borcu Dış Borcu Toplamı Stoku Stok(%)

Eyl.02 9.504 32.013 41.517 125.035 33.2

2002 10.179 32.986 43.165 129.701 33.3

2003 13.548 35.536 49.084 144.301 34.0

2004 21.191 42.570 63.761 160.839 39.6

2005 32.028 51.133 83.161 169.000 49.2

2006 47.162 73.308 120.470 207.735 58.0

Eyl.07 50.904 96.685 147.589 237.322 62.2

**/

-TOPLM DIŞ BORÇLARIN SEYRİ-

Türkiye’nin 2000 yılında 118.5 milyar dolar olan toplam dış borç stoku, ekonomik kriz yılı olan 2001’de 113.6 milyar dolara gerilemişti. İzleyen dönemde ise özellikle 2003 yılından itibaren dış borç hızlı bir artış gösterdi. Tek parti hükümetinin iş başında olduğu dönemde sağlanan görece istikrar ve yüksek getiri nedeniyle Türkiye’ye yoğun biçimde giren sıcak paranın etkisiyle kurların sürekli aşağı doğru seyri, özel sektörü dışarıdan borçlanmaya itti.

2002 sonunda 129.7 milyar dolar olan dış borç stoku, 2003 sonunda 144.3 milyar, 2004 sonunda 160.8 milyar dolar, 2005 sonunda 169 milyar dolara çıktı. Dış borç, 2006 yılında 38.8 milyar dolarlık rekor artışla 207.7 milyar dolar, en son açıklanan verilere göre de 2007’nin ilk dokuz ayında da 29.6 milyar dolarlık artışla 237.3 milyar dolara ulaştı.

 

7/1/2008

PETROL 100 DOLARI GÖRDÜ, ALTIN REKOR KIRDI

2007’de hızlı bir yükseliş yaşayan petrol fiyatları, yeni yıla rekorla girdi ve 100 doları gördü. Yeni yılın ilk işlem gününde büyük bir alım dalgasının etkisinde kalan ABD ham petrolü dün 100 doları görerek rekor kırdı. ABD ham petrolü kar satışlarıyla 99.12 dolara kadar geriledi. Dün 98 dolarla rekor kıran Brent petrolü ise 97.19 dolara düştü. 

 

Fiyatların hızla artmasında, ABD petrol stoklarına ilişkin endişeler, dolarında değer kaybetmesi ve jeopolitik riskler etkili oldu.

 

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi Katar, kartel olarak 100 dolara çıkan petrol fiyatlarını yatıştırma konusunda birşey yapamayacaklarını söyledi.

 

ALTIN DA REKORDA

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, dolarda yaşanan değer kaybı ve jeopolitik endişeler altın fiyatlarını da rekora taşıdı. Altının ons fiyatı spot piyasada 865 dolara tırmanarak tarihin en yüksek düzeyine ulaştı. Altın son olarak Ocak 1980’de 850 dolarla rekor kırmıştı.

3/5/2007

Nisanda enflasyon tahminleri aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın Nisan ayında tüketici fiyatlarının (TÜFE) yüzde 1,21, Nisanda enflasyon tahminleri aştıüretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 0,80 arttığını açıkladı.

TÜİK'in 2003 baz yıllı verilerine göre, Nisan ayı itibariyle yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 10,72, ÜFE'de yüzde 9,68 oldu.

Yılın ilk 4 ayında TÜFE yüzde 3,60, ÜFE yüzde 2,69 oranında artış gösterdi. Nisan ayı itibariyle 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 10,30, üretici fiyatlarında yüzde 11,01 düzeyinde gerçekleşti.

Uzmanlar, rakamların beklentilerin üzerinde olduğunu kaydediyor. Giyim fiyatındaki yüzde 11.31'lik rekor artış TÜFE'yi yükseltti.

Piyasada beklentiler TÜFE'de yüzde 0.79 ile yüzde 1 aralığında, ÜFE'de yüzde 0.77 ile yüzde 1.3 aralığında artması yönündeydi.
Mart ayında tüketici fiyatları (TÜFE) yüzde 0,92, üretici fiyatları (ÜFE) yüzde 0,97 artış kaydetmişti. Yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 10,86, ÜFE'de yüzde 10,92 olmuştu.

NİSAN'DA ZAM ŞAMPİYONU KURU SOĞAN

Nisan ayında, TÜFE kapsamında en yüksek fiyat artışı yüzde 43.67 ile kuru soğanda gerçekleşti. Kuru soğanı yüzde 19.18’le bayan için pantolon, ceket takım, yüzde 15.54 ile erkek gömleği izledi.

Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, nisanda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) kapsamında en yüksek fiyat artışı yüzde 43.67 ile ürün azlığı nedeniyle kuru soğanda yaşandı. Mevsimsel özellikler nedeniyle giyim sektöründe yeni sezonun başlamasıyla en yüksek fiyat artışı yaşayan ikinci grup giyim sektörü oldu. Kuru soğanı en yüksek fiyat artışıyla yüzde 19.18’le bayan için pantolon-ceket takım, yüzde 14.54 ile erkek gömleği izledi. Giyim sektöründe, nisan ayında ayrıca erkek ayakkabısı yüzde 14.04, erkek için takım elbise yüzde 12.52 zam gördü.

Gıda ürünlerinde ise en yüksek artışının yaşandığı ikinci ürün yüzde 14.21 ile limon, üçüncü ürün de yüzde 14.07 ile tavuk eti oldu. Söz konusu dönemde gıda ürünlerinde, taze balık yüzde 7.73, salça yüzde 2.74, bal yüzde 1.99, yumurta yüzde 1.66, bira yüzde 1.49, nişasta yüzde 1.27 ve pide de yüzde 1.26 zam gördü.

Bu arada nisan ayında turizm mevsiminin başlaması nedeniyle hafta sonu yurt içi turlar yüzde 6.07’lik fiyat artışı yaşarken, araba kiralama ücretleri de yüzde 4.69 zamlandı. Ayrıca bu dönemde benzin yüzde 2.58, mazot ise yüzde 2.24 zam gördü.

EN UCUZ SİVRİ BİBER

Aynı dönemde TÜFE kapsamında en yüksek fiyat düşüşü yaşanan gıda ürünü yüzde 37.28 ile sivri biber oldu. Sivri biberi yüzde 28.97 ile kabak, yüzde 18.07 ile patlıcan izledi. Gıda gruplarında, dana eti yüzde 2.19, antep fıstığı yüzde 1.49, sosis yüzde 1.35, yoğurt yüzde 1.27 margarin yüzde 1.16, kaşar peyniri yüzde 0.54 fiyat düşüşü yaşadı.

BUZDOLABI FİYATLARI UCUZLADI

Bu dönemde, beyaz eşya grubundan çamaşır makinesinde ücretleri yüzde 6.97, buzdolabında yüzde 6.01 fiyat düşüşü görüldü.

Şehirlerarası otobüs ücretleri bu dönemde yüzde 1.27, kömür ücreti yüzde 0.92, odun ücreti yüzde 0.36 azaldı.

ÜRETİCİDE ZAM ŞAMPİYONU BAKIR TEL

Üretici Fiyat Endeksi kapsamında, nisan ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 14.16 ile bakır tellerde yaşandı. Bakır telleri yüzde 10.64 ile cam elyaf takviyeli polyester mamuller, yüzde 9.49’le pirinç levhalar ve şeritler, yüzde 9.02 ile ham petrol fiyatları izledi. Bu dönemde, ÜFE kapsamında, kurşunsuz motor benzini (95 Oktan) yüzde 7.99, fuel-oil no.6 yüzde 7.81 zamlandı.

ÜFE kapsamında en yüksek fiyat düşüşünün yaşandığı ürün ise yüzde 9.42 ile yatak odası takımı oldu. Bunu yüzde 6.24 ile televizyon alıcıları, yüzde 5’le bebek bezleri ve yüzde 4.91’le taze soğan izledi.

kaynak www.haber7.com

Kategorilerim

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı